HOŞGELDİNİZ
Tıklayın Bana Msj gönderin :)


missmavigozyasi@hotmail.com

ANA MENÜ

  • ANA SAYFA

  • PROFİLİM

  • ARŞİV

  • RSS

  • KATEGORİLERİM

  • Affetmenin Hafifliği
  • Anasayfa
  • Aşk Ve Ölüm
  • Cennet
  • Gerçek Aşk
  • JEREMY SUMPTER RESİMLERİ
  • Kırlangıç
  • Mavi Kurdele
  • SON YAZILARIM

  • GERÇEK AŞK
  • KIRLANGIÇ
  • CENNET
  • MAVİ KURDELE
  • AŞK VE ÖLÜM
  • DUYURULAR

    Siteme Hoşgeldiniz.Sitem Henüz Yapım Aşamasında.Sitemde Bulunmasını İstediklerinizi E-Maille Bana Yollayabilirsiniz ! Diğer Siteme De Beklerim :)

    DİĞER SİTEM
    www.missmavigozyasi.tr.gg


    Google

    GERÇEK AŞK
    3/6/2008<>
    kategori: Gerçek Aşk

    GERÇEK AŞK


    Kız : Lütfen yavaşla,ben korkuyorum
    Delikanlı : Hayır,bak ne kadar eğlenceli
    Kız : Lütfen,lütfen,çok korkuyorum
    Delikanlı : Peki,beni sevdiğini söyle
    Kız : Seni çok seviyorum,lütfen yavaşla
    Delikanlı : Şimdi de bana sıkıca sarıl
    Kız delikanlıya sıkıca sarılır
    Delikanlı : Kaskımı alıp,kendine takar mısın? Başımı çok sıktı.
    Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı:
    Motorsiklet kazası;
    Motorsiklet,fren arızası nedeniyle,bir binaya çarptı.Üzerindeki
    2 kişiden sadece biri kurtuldu. Gerçek ise şöyleydi;Yolun
    yarısında,delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu
    kıza belli etmek istememişti.Bunun yerine,kızdan kendisini
    sevdiğini söylemesini istemiş ve kendisine son defa sarılmasını
    istemişti.Sonra da kendi ölümü pahasına,kızın başlığı takmasını
    ve hayatta kalmasını sağlamıştı.

    İŞTE GERÇEK
    AŞKIN ANLAMI DA BUYDU

    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 2 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    KIRLANGIÇ
    3/6/2008<>
    kategori: Kırlangıç

    KIRLANGIÇ

     

     ßir kırlangıç, bir adama aşık oldu.Ve adamın penceresinin önüne konup ona 
    “Ben seni çok seviyorum,lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikte yaşayalım”dedi.Adam “Olmaz alamam...
    Sen bir kuşsun ve bir kuş bir adama aşık olamaz!”diye yanıt verdi. Kırlangıç bir süre sonra tekrar geldi ve 
    “Lütfen pencereyi açıp beni içer al birlikte yaşarız.Hem ben sana dost ve arkadaş olurum canın da sıkılmaz 
    birlikte yaşar gideriz...”dedi. Adam onu yine geri çevirdi.Zaman geçti,sonbahar  geldi. Kırlangıç üçüncü ve 
    son kez pencerenin önüne konup adama tekrar şöyle dedi: “Lütfen beni içeri al...Artık soğuklar da başladı, 
    dışarıda kalamam biliyorsun ben sıcak havalarda yaşayabilirim yalnızca...Beni içeri almazsan sıcak ülkelere 
    gitmek zorunda kalırım. Lütfen beni içeri al da burada kalayım.Birlikte yemek yer, omzuna konar, seni neşelendirir, 
    sana yarenlik ederim.Hem sen de benim gibi yalnızsın...” Adam, “Git derhal başımdan!..Ben yalnız kalırım”dedi ve kuşu kovdu...
    Kırlangıç da bu yanıtın üzerine üzüntülü bir biçimde uçtu ve uzaklara gitti. Adam kırlangıç uzaklara gittikten sonra
     düşünmeye başladı. “Ben ne aptal,ne kadar akılsız bir adamım, niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim?
    Ne güzel birlikte kalırdık” dedi kendi kendine vekırlangıcı sıcak ülkelere gönderdiği için çok pişman oldu. 
    Adam pişman olmuştu ama iş işten geçmişti. Sonunda kendi kendine “Nasıl olsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım yine gelir.
     Ben de onu içeri alırım, birlikte mutlu bir yaşam süreriz” dedi. Ve penceresini sonuna kadar açıp beklemeye başladı. 
    Yazın gelmesiyle kırlangıçlar da gelmeye başladı.Ama onun kırlangıcı gelmemişti. Adam yazın sonuna dek hiç penceresini 
    kapatmadan pencerenin başında bekledi ama boşuna...Kırlangıç yoktu. Gelen kırlangıçlara sordu ama onun kırlangıcını gören 
    olmamıştı. Sonunda bir bilge kişiye halini danışmak ve ondan bilgi almak için gitti. Bilge kişiye olayı anlattıktan sonra bilge 
    kişinin verdiği yanıt çok kısa olmuştu: “Kırlangıçların ömrü 6 aydır...” Yaşamda kimi fırsatlar vardır,bir kez ele geçer ve
     değerlendirmezsen uçup gider...
    Yaşamda kimi fırsatlar vardır, bir kez karşına çıkar ve fark edemezsen,değerini bilemezsen, uçup gider...
    Ve asla geri gelmezler...Dikkatli olun...Farkında olun...Ve bir düşünün...Acaba kaç kırlangıcı kovaladınız pencerenizden bugüne dek?..

    Bir kız ve bir delikanlı,bir motorsikletin üzerinde 180 km
    hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor; 


    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 2 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    CENNET
    3/6/2008<>
    kategori: Cennet

       CENNET

       

    Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi ... Gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar ... adam çok susamıştı.. biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular.. rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı, ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın.. Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu:
    "Afedersiniz...burası neresi?"
    Kadın ona gülümsedi: "Burası Cennet, efendim"
    Adam bunun üzerine sevinçle "Harika...!!!" dedi "Peki bana biraz su verebilir misiniz, gerçekten çok susadım"....
    Kadın cevap verdi: "Tabi efendim, içeri girin... içerde dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz....."
    Böylece adam köpeğine döndü, "Hadi oğlum içeri giriyoruz" diyerek kapıya yürüdü......... ama kadın onu birden durdurdu:
    "Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez.. hayvanları içeri almıyoruz..."
    Bunun üzerine adam bir an durdu.. düşündü.. ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular.... bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular, ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı... adam sordu:
    "Afedersiniz.... bana biraz su verebilir misiniz??"
    Dede "İçeri gel" dedi.. "kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir ceşme var..."
    Adam sordu: "Peki arkadaşım da benimle gelip ordan içebilir mi?"
    Dede " Tabii..."dedi.. "ceşmenin yanında köpeğinin de su içebileceği bir kase bulacaksın..."

    Bunun üzerine adam kapıdan girdi... biraz yürüdükten sonra sağ tarafta çeşmeyi buldu.. adam ceşmeden köpek de oracıktaki kaseden doya doya içerek susuzluklarını giderdiler... derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu:
    "Su için çok teşekkür ederim... peki burası neresi..?"
    Dede "Burası cennet" dedi.. bunu duyan adam şaşırdı:
    "Ama nasıl olur..? az önce burası gibi kırık dökük olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler..."
    Dede "şu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?" dedi... "ama orası Cehennem..."
    Adam iyice şaşırmıştı: "Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor diye hiç kızmıyor musunuz..??"
    Dede gülümsedi: "Kızmıyoruz..... çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennet'ten uzak tutuyorlar....


    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 2 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    MAVİ KURDELE
    3/6/2008<>
    kategori: Mavi Kurdele

          MAVİ KURDELE

    New York’ta yasayan bir öğretmen, lise son sınıfındaki öğrencilerinin "diğer insanlardan farklı özelliklerini" vurgulayarak onurlandırmaya karar vermiştir. California del mar'dan helice bridges tarafından geliştirilmiş süreci kullanarak, her bir öğrencisini teker teker tahtaya kaldırdı.ilk önce öğrencilere sınıf ve kendisi için ne kadar özel olduklarını belirtti. Sonra her birine üzerinde altın harflerle "siz çok önemlisiniz" yazılı birer mavi kurdele verdi. Daha sonra kabul görmenin toplum üzerinde ne gibi etkileri olacağını anlayabilmek amacıyla sınıfına bir proje yaptırmaya karar verdi. Her bir öğrencisine üçer tane daha kurdele verip, onlardan bu töreni gerçek dünyada devam ettirmelerini istedi. Öğrenciler, daha sonra sonuçları takip edecek, kimin kimi onurlandırdığını tespit edecek ve bir hafta boyunca sınıfa bilgi vereceklerdi.

    Çocuklardan biri, gelecekteki kariyer çalışmaları için kendisine yardımcı olan yakınlarındaki bir şirketin üst düzey görevlisini onurlandırmış, adamın yakasına mavi kurdeleyi iliştirmişti. Ardından, iki tane daha kurdele vermiş ve sınıfça bu konuda bir projemiz var. Sizden onurlandırmanız için birini bulmanızı istiyoruz. Onurlandırdığınız insanlara ekstra kurdele de verin. Böylece onlarda bu projenin devam etmesi için başkalarını bulabilirler. Daha sonra, lütfen bana ne olduğu konusunda bilgi verin" diye rica etti.

    O gün üst yönetici, suratsız biri olarak bilinen patronunun yanına gitmeye karar verdi. Patronun odasına girdi ve onun iş dünyasında bir deha olduğundan ötürü" onu takdir edip örnek aldığını söyledi. Bu mavi kurdele' yi yakasına takması için izin verip vermeyeceğini sordu? Şaşkına dönen patron;
    "tabi ki" teklinde cevap verdi.

    Yönetici de mavi kurdele' yi, patronun tam kalbinin üstüne, ceketine iliştirdi. Ekstra kurdeleyi verirken de;
    "bana bir iyilik yapar mısınız?... Siz de bu kurdeleyi onurlandırmak istediğiniz birine verir misiniz?... Bunu bana veren çocuk, okulda bir proje yaptıklarını söyledi. Bu kabul görme töreninin devam etmesi gerekiyormuş. Böylece "bunun, insanları nasıl etkilediğini belirleyeceklermiş..." dedi...
    O gece patron evine geldiğinde, on dört yaşındaki oğlunun yanına oturdu.
    "bugün inanılmaz bir şey oldu dedi. "ofisteydim.üst düzey yöneticilerimden biri içeri geldi, bana hayran olduğunu söyleyip, "iş dünyasında bu kadar başarılı olduğum için göğsüme bu kurdeleyi iliştirdi... Bir hayal etmeğe çalış... Benim bir dahi olduğumu düşünüyor. "siz çok önemlisiniz" yazılı bu kurdeleyi tam göğsümün üstüne taktı.bana ekstra bir kurdele verdi ve onurlandıracak başka birini bulmamı istedi. Arabayla eve gelirken, bu mavi kurdeleyle kimi onurlandırabileceğimi düşündüm ve aklıma sen geldin...

    Ben "seni" onurlandırmak istiyorum. Günlerim aşırı yorucu geçiyor. Eve gelince sana pek ilgi gösteremiyorum. Bazen derslerden aldığın notları beğenmeyince veya odanı toparlamayınca sana bağırıp çağırıyorum... Oysa bu gece bir
    Şekilde buraya oturup, sana benim için ne kadar farklı ve özel olduğunu söylemek istedim. Annen gibi sen de benim hayatımdaki en önemli insansın. Sen mükemmel bir çocuksun. "seni seviyorum" diye devam etti... Şaşkına dönen çocuk simdi ağlamaya başlamıştı. Bütün vücudu titriyordu... Başını kaldırdı, gözleri yaş içinde olarak babasına baktı ve:

    "yarın intihar edecektim" baba, dedi...
    "baba, ben senin...çünkü ben senin... Beni hiç sevmediğini... Beni hiç önemsemediğini düşünüyordum... Ama artık her şey çok farklı. Sen baba, şu an... Oğlunun hayatini kurtardın!... 



    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 2 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    AŞK VE ÖLÜM
    3/6/2008<>
    kategori: Aşk Ve Ölüm

    AŞK VE ÖLÜM

    9.SINIF

    Şuan dersteyiz.yanımda dünya tatlısı bir kız oturuyor.Yüzüne bakmaya kıyamıyorum.onu ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor.o benim en yakın arkadaşım. beni sadece arkadaşı olarak görüyor.nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum...



    10.SINIF

    Evdeydim arayıp erkek arkadaşıyla tartıştığını ve bana ihtiyacı olduğunu söyledi.sonra bize geldi.bana sıkı sıkı sarılıp ağladı.Şuan dizimde uyuyor.saçlarını okşayıp ogül yüzünü doya doya seyrettim.ben onu o kadar çok severken o beni sadecearkadaşı olarak görüyor.nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum...




    11.SINIF MEZUNİYET BALOSu

    Onunla çocukluktan beri arkadaşız.8. sınıftayken birbirimize söz vermiştik lise sonda mezuniyet balosuna gidecek eşimiz olmazsa beraber gidecektik.beni aradı ve erkek arkadaşının hastalanıp gelemeyeceğini söyledi ve beraber gidebilir miyiz diye sordu. kabul etttimonu evinden aldım.balodaki en güzel kız oydu.bembeyaz elbisesiyle tıpkı bir melek gibiydi..gece boyu dans ettik.kollarımdayken hep aynı şeyi düşündüm onu çok seviyordum .gece sonunda onu evine bıraktım.beni yanağımdan öpüp en iyi arkadaşı olduğumu söyledi.onu gerçekten çok seviyorum.ama o beni arkadaşı olarak görüyor.ona onu sevdiğimi nasıl söylerim. nedenini bilmiyorum ama kenmdimden çok utanıyorum...



    Aradan yıllar geçti.. şimdi o canımdan çok sevdiğim meleğimi toprağa veriyorum. özel eşyalarının arasından kara kaplı bir defter çıkmış bana verdiler.okuyup okumamakta kararsızdım.açtım. bu bir günlüktü ve bir sayfasında şöyle yazıyordu...




    ''Şuan dersteyiz ve yanımda dünya yakışıklısı bir çocuk oturuyor.yüzüne bakmaya doyamıyorum.onu ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor.beni arkadaşı olarak görüyor.erkek arkadaşım olduğu yalanını söyleyerek ve sürekli onunla ilgili yalanlar uydurarak yanında olabiliyorum.onu canımdan çok seviyorum.bana bir kerecik SENİ SEVİYORUM deseydi dünyalar benim olurdu...''




    Ben bu satırları okurken meleğimi çoktan gömdüler.hıçkırıklarımı tutamıyorumgözümü mezarından alamıyorum.merak etme biriciğim ben de ben de seni çok seviyorum....

    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 2 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları


    HTMLKODLAR

    ile düzenlendi

    BAĞLANTILARIM

  • miss_mavi_gözyaşı2

  • ARKADAŞLARIM

  • hatayrap

  • djburakfb

  • misskizilgozyasi


  • SON YORUMLAR



  • KİTAP SİPARİŞİ

    netkitap.com

    SON HABERLER


    SİNEMA HABERLERİ


    TİYATRO HABERLERİ






    Daha fazla bilgi yarışması için buraya tıklayın

    Fare İmleçleri ve link efekt kodları
    cursor